20 Şubat 2011 Pazar

DAVRANIŞSAL FİNANS 2 ( FİNANSAL DAVRANIŞLARIN İLKELERİ )

( Davranışsal Finans ile ilgili ilk yazımda temel bilgilerden bahsetmiştim. Bugün size toplamda 18 tane var olan davranış prensiplerinden 2 tanesini (aşırı güven ve iyimserlik) basit olarak aktarmaya çalışacağım. Zaman zaman diğer ilkeleri de yazacağım. Başlıkların hemen altında psikoloji terimlerinin açıklamasını da yazdım. Bu yazımda var olan finans ve psikoloji bilimlerinin sentezlenmesi gerçekten sizlere de ilginç gelecektir. İyi okumalar dilerim. )

Finansal yatırım kararları genelde belirsizlik içinde alınır. Bu belirsizliğin sebebi uzun dönemde tahmin yapmanın imkânsız olduğu içindir. Bilgi sınırları içinde yatırım yapan kişi sayısı oldukça azdır. Yatırımcıların sezgileri yatırım kararlarında en büyük rolü oynar. Yanlı tutumlar, yatırımcılara kabul etmeyeceği riskleri almak durumunda bırakır. Ve yatırımlar kötü deneyimlerle sonlanır. Aşağıdaki ilkeler bu sezgilerin neler olduğuna dair bilgiler vermektedir.

İlke 1: Aşırı Güven Olgusu ( Overconfidence Phenomenon )

Aşırı Güven Olgusu: İnsanların genellikle kendi yargılarının doğruluğuna aşırı güvenmesi.

Bir yatırım yaptınız. Bu yatırımın üç türlü sonucu vardır:
a) Tahmin ettiğiniz değerden yüksek bir değerle sonuçlanan yatırımlar
b) Tahmin ettiğiniz değerden düşük bir değerle sonuçlanan yatırımlar
c) Tahmin ettiğiniz değerle benzer bir değer elde ettiğiniz yatırımlar

Bilgi sınırları içinde sezgisel olmayan yatırım kararları c bendindeki tanıma denk düşüyor. Fakat yukarıda belirttim gibi bu tür yatırımcıların sayısı ne yazık ki oldukça azdır. Örnek olarak bir broker tahmin ettiğinin benzeri sonuçları elde eder. Sebebi ise varsayımlarını istatistikî nedenlere dayandırır ve oluşan problemlere aşinadır. Aşırı güven olgusu ile hareket eden yatırımcılar ise sürpriz sonuçlar(a-b) ile yatırımı sonlandırır.

Aşırı güven olgusunun nasıl önüne geçmeliyiz?

Yatırımcılar;
- Duydukları cesur söylemlere kulak aldırmamalı.
- Oluşacak belirsizliklerin farkında olmalı.

Yatırım Uzmanları;

- Yatırımcıların aşırı güvenleriyle bir hareket etmemeli. Bu durumlarda yatırımcılar bir beklentiye sahip olacak ve aksi durumlarda ilişkiler hızlı biçimde sona erecektir.

İlke 2: İyimserlik ( Optimism )

İyimserlik: Olumlu olayları içsel, istikrarlı ve genel nedenlere bağlamak.

Bir diğer güçlü önyargı kavramı iyimserliktir. Çoğu yatırımcının kazanma inancı iyimserlikle aynı yöndedir. İyimser yatırımcılar doğru hisse seçme yeteneklerinin var olduğunu düşünür. Yapılan bir araştırma sonucunda yatırımcıların 80%’i kararlarında iyimser davrandıkları ortaya çıkmıştır. Bu tür yatırımcılar olası kayıpları ciddiye almazlar. Ve yine bir araştırma sonucunda, iyimserlik tutumuyla yatırım yapanların genelde 50 yaşlarından önce kalp krizi ve kanser gibi sağlık sorunlarına sahip oldukları görülmüştür. Bu yönden iyimserlik tutumu son derece önemli bir kavramdır.

Hem aşırı güven hem de iyimser tutuma sahip olan insanların davranış biçimlerinde, sahip oldukları bilgileri ve alım-satımlarda ki becerilerini abarttıkları ve olası riskleri hafife aldıkları görülür.

Öneriler:
- Yatırım uzmanları, yatırımcılara fazla iyimser tutumlar sergilemekten kaçınmalı.
- Genelde önceki yatırım başarıları yeni yatırımları teşvik eder bu durumlarda insanlar sağlıklı düşünemez. Yatırımcılar elde ettikleri başarılardansa başarısız oldukları yatırımları da göz önünde bulundurmalıdır.
- Tarihsel verilere aldanıp, yeni yatırımların planı tamamen eski verilerden oluşmamalı.

Okumanız için teşekkür ederim. Ayrıca yeni bahar döneminin tüm arkadaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.



Referans: 1) Kahneman,D. ve Tversky,A. "Investor Psychology"
2) http://www.termbank.net/